Burc yorumlari

  • koç burçu
  • boğa burcu
  • ikizler burcu
  • yengeç burcu
  • aslan burcu
  • başak burcu
  • terazi burcu
  • akrep burcu
  • yay burcu
  • oğlak burcu
  • kova burcu
  • balik burcu
  • TBB Başkanı Feyzioğlu ’17 Aralık’ı Teke Tek’te yorumladı

    TBB Başkanı Feyzioğlu '17 Aralık'ı Teke Tek'te yorumladı

    TBB Başkanı Feyzioğlu ’17 Aralık’ı Teke Tek’te yorumladı

    “Amaç iktidarı sandık dışında yenmek ama soruşturma gittiği yere kadar gitmeli”

    Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, Teke Tek‘te Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı’nın soruları yanıtladı.

    Feyzioğlu‘nun açıklamalarından satırbaşları:

    Yargı yılı açılışında yaptığı sert konuşma

    Ben Barolar Birliği Başkanıyım. Barolar olmadan avukat yapamayacağınız gibi avukatlar olmadan hakimlik de yapamazsınız. Avukatlar hakimi hakim, savcıyı savcı yapan meslek mensuplarıdır. Bu bakımında açılışta da yıllardır gelenektir, konuşma yapılır ben de konuştum. Önümüzde tüm devlet erkanı oturuyordu. Ben devlet adamıyım, başka devlet insanlarından söz ederken sayın kelimesini kullanmayı doğru bulurum. Yargı yılının açılışından hemen önce gezi olaylarını yaşadık. Korkunç olaylardı. Olaylar sırasında “Başbakan çıkıp hemen ertesi günü İstanbul Emniyet Müdürü’nü görevden alsaydı, gaz yiyen dayak yiyen kişilere yanlış işler yapıldı, siz ne diyorsunuz” deseydi bu iş bitmişti. Sonra yolsuzluk skandalı patladı. Bir gecede İstanbul Emniyet Müdürü’nü görevden aldı. Burada çok büyük bir çelişki çıktı. Gezi olaylarında devletin polisiyle vatandaş karşı karşıya getirildi. Yurttaş şiddete uğradı. Ethem’in katledildiği Güvenpark’ta Ankara halkı Ankara polisi ile gurur duyuyor diye korkunç bir pankart asıldı. Abdullah, Ali ara sokakta polisler desteğindeki vahşiler tarafından öldürüldü. Mustafa Sarı komiserin de cenazesine de yetiştim, diğerlerine de yetişmeye çalıştım.

    Başka bir sürü sıkıntımız vardı. Mesela Yargıtay maalesef savunma hakkına yönelik çok büyük yanlışlar yapmaktaydı. Uludere çözümlenmemişti, çözümlendi diyorsanız, bugün geldiğimiz noktada ikinci bir Uludere sorunu ortaya çıkmıştır.

    34 insanı terörist diye katlediyorsunuz, “Pardon görev hatası” diyorsunuz, böyle bir şey olmaz. Bunları söyledim. Aynı zamanda şunu söyledim: Mısır’da darbeye karşı durmak zorundayız. İlkeli durmak istiyorsak her koşulda darbenin karşısında durmak lazım. Darbenin iyisi kötüsü olmaz. Karşı çıkarken şunu da söyleyeceksiniz: Müslüman Kardeşler darbeden önce halkına despotluk yapıyorsa onun da karşısında duracaksınız. Mısır’daki darbeye karşı çıkıp, Eskişehir’de ara sokakta katledilen Ali İsmal’in öldürülmesine karşı sessiz kalamazsınız.

    ERGENEKON DAVASI

    Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun, Ergenekon ve Balyoz davalarında yeniden yargılamanın önünün açılması için verdiği formül doğru mu?

    Ben sayın Kanadoğlu’nun iyi niyetinden şüphe etmek etmiyorum ama olayları yakından takip etmemiş olabilir genel konumu açısından. Ben işin içinde olmak zorundayım, çünkü meslektaşlarımın ve yurttaşların haklarını korumak zorundayım. Görevli olduğum için olayın içindeyim dolayısıyla. Balyoz davası özelinde zaten Yargıtay Başsavcısına bu dilekçeler verildi, dilekçelere cevap bile verilmedi. Ayrıca şöyle bir çok önemli olay var; Yargıtay Başsavcısı Balyoz davasında zaten onama istedi ve onandı. Biliyorsunuz ki, Silivri mahkemelerinin bulunduğu yer bile o psikoloji bile adaletin tecelli etmesini imkansız kılıyor. Zaten size bakış, düşman bakış var. Kapıdan içeri girdiğiniz andan itibaren orada en ufak bir adaletin olmadığını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Oradan çıkıyorsunuz, yan tarafta zindan var. Böyle bir yerde zaten yargılanma olmaz. Biz bu süreci döndürmeye çalışıyoruz. Diyelim ki Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda ihtimal çok düşük ama bu kadar yanlış pişmiş bir yemek ama sosu pek güzel, nasıl yapıldığını bilseniz ağzınıza almazsınız. Bu güzel sunumla yemeği diyelim ki bozduk, nereye gidecek sayın emekli başsavcımızın önerisine göre, tekrar bu hükmü vermiş olan mahkemeye. O mahkemenin başkanı, evlere şenlik, daha yeni bir beyanat verdi “Biz kararımızın arkasındayız” dedi. Dolayısıyla bu düzenlemenin bir çözüm olmadığı ortada. Biz köklü bir şey değiştirmek zorundayız. Sizinle bir nesil yok aramızda. Siz Türkiye’de çift başlı ceza yargısının olmadığı bir yargı hatırlıyor musunuz? 1971’den bu yana Türkiye’de anayasal anlamda hep bir ikinci mahkeme var.

    Bir örnek vereyim; iki ayrı tren peronu var. Siz de ortasında duruyorsunuz. Bir perondaki tren genel mahkemelerin treni bildiğin ağır cezalar, asliye ve sulh cezalar. Öbür taraftaki de özel görevlilerin treni. Eskiden sıkı yönetimdi, devlet güvenlikti, sonra özel görevli oldu şimdi de terörle mücadele haline geldi. Genel görevli trene bindiğinde makinisti bir miktar daha güler yüzlü. Hiç olmazsa içeri girdiğinde sopalarla kafana kafana vurmuyorlar. Ama diğer trene bindiğin zaman gideceğin yere kadar seni bindiğine bineceğine pişman ediyorlar. Biz diyoruz ki bu sürecin adaletini sağlayalım. yani yolcu trene bindiğinde gideceği yere kadar canını çıkarmayalım. Çünkü gittiği yer de hayırlı olmuyor. Hani trene bineceğine kim karar veriyor biliyor musunuz? Polis karar veriyor. O polis fezlekesi iddianameye dönüşüyor. Sonra bir bakıyorsunuz ki devlet düşmanı olup çıkmışsınız.

    Konuşmaya kalkıyorsunuz, savunma hakkını kullanmak istiyorsunuz sus diyorlar. Burada deliller sahte diyorsunuz, biz sahte olmadığını inanıyoruz diyorlar.

    Aynı şey normal bir ağır ceza mahkemesinde olmaz mı? O mahkeme özel yetkili bir mahkeme olmasa, aynı tavırda başka bir hakim de aynı şeyi yapmaz mı?

    Bu soruyu kaygılı vatandaşlar çok soruyor. Bu trenlerden devlet düşmanı olduğu iddia edilenlerin bindirildiği trenin mevzuatı, hukuk kuralları yani kanunu, içeriye bineni anasından doğduğuna pişman edecek şekilde yazılmış. Yani orada onun kafasına vurabilirsin diyor. Konuşmaya kalktığında ‘pardon’ dediğinde ‘sus’ diyor.

    ‘Benim yerime avukatım konuşsun’ diyorsunuz, ‘avukatını bu trenden atarım tekmeyle’ diyor, çünkü buna izin var. Genel mahkemelerin trenine geldiğinizde, böyle bir izin yok.

    Yani çok daha evrenseli yakalamış kurallar var. Buna rağmen haklısınız, makine yargılamıyor. Sonunda daha iyi bir düzende daha adil yargılama hakkının kullanılabilir bir düzende bir insan yargılayacak değil mi? Hakim yargılayacak ama benim burada avukat olarak, hakimi görevim çerçevesinde ikna gücüm, devlet düşmanı olduğu iddia edilenlerin trenine göre çok daha fazla. Çünkü ben konuşabiliyorum, söz söyleyebiliyorum.

    17 ARALIK OPERASYONU

    Büyük bir skandaldır, çok ciddi bir olaydır ortaya dökülenler. Fakat yolsuzluk soruşturmasında düğmeye basılmasının sebebi, siyasi iktidar ittifakının iki kanadı arasındaki kanlı çatışmadır. Bir sandığa giren taraf vardır bir de sandığa girmediği halde sandığa giren tarafın devletin içinde yerleştirdiği ya da yerleşmesine göz yummduğu cemaat tarafı vardır. Bu cemaat tarafı ittifak bozulduğu için düğmeye bastı. 17 Aralık’ta düğmeye basılma sebebi sami midir yoksa ben senin canına okuyacağım diye midir? Samimi olsaydı çok başka zamanlarda düğmeye basılırdı. İttifak bölündü ve düğmeye basıldı. Yani bu düğmeye basılmasını sebebi yolsuzlukla mücadele samimiyeti değildir fakat ortaya yolsuzluk iddiası ortaya çıktıktan sonra bunun takip edilmesi gerekir.

    1- Bu düğmeye basılmasının sebebi, siyasi iktidarı hırpalamaktır, sandık dışında yenmektir.
    2- Ortaya çıkan belgeleri bulunan delilleri ciddiye almamak söz konusu olamaz, yolsuzluk soruşturmasının gittiği yere kadar gitmesini sağlamak hepimizin boynunun borcudur. Nitekim bu çerçevede biz yolsuzluk soruşturmasının mutlaka takip edilmesi gerektiğini ve bu konudaki kararlılığımızı anlatan ilk basın açıklaması yapan kitle örgütü biziz.

    Fakat bizim prensibimiz, sandıkla gelen sandıkla gitmek zorundadır. Sandıkla geleni sandık dışında götürmeye çalışmak darbeye evet demektir.

    ORDUYA KUMPAS TARTIŞMASI: KUMPAS İDDİALARI GÖRMEZDEN GELİNMEMELİ

    Ne zamanki yolsuzluk soruşturmasında çok ciddi bir olay patladı, o zaman dediler ki ” Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kumpas kuruldu”. İktidar ittifakının iki kanadı arasında büyük bir savaş çıkmasaydı, kumpas
    kuruldu iddiası asla ortaya atılmayacaktı. Ama bu iddia ortaya atıldıktan sonra tıpkı yolsuzluk iddialarının ortaya atılması gibi bunu duymazdan gelmek söz konusu değildir. Düğmelere basılma sebepleri samimi değildir fakat ortaya çıkanlarlar maalesef çok ciddidir. Türkiye Barolar Birliği olarak biz görevimiz yapıyoruz.

    AF KONUSU

    3 tane büyük seçimin arefesinde Türkiye’de af beklentisi dahi mantıklı değil. Zaten iktidar da af söz konusu bile değil dedi. Muhalefetin de ağzından bir af cümlesi çıkmıyor. Bir tek BDP aftan söz etti. Gerçekçi bir af beklentisi doğru değil zaten af esasen doğru da değil.

    YENİDEN YARGILANMA KONUSU GÜNDEME GELDİ, YOLSUZLUK KONUSU HİÇBİR YERDE KONUŞMUYOR İDDİALARI

    Yolsuzluğu gündemden düşürenler aslında bizi suçlayan siyasi partiler maalesef. Çünkü, bizi suçlayacaklarına niçin bu kumpası gündeme getirdin diye, yolsuzluğun yanında kumpası gündeme taşımış olsalardı yolsuzluk hiçbir şekilde gündemden eksik olmazdı.

    BAŞBAKAN İLE GÖRÜŞMELER: BAŞBAKAN’IN İYİ NİYETLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM

    Önce sayın Cumhurbaşkanı ile sonra ayın Başbakan’la ve sayın Adalet Bakanı ile görüşmelerimiz oldu. Sayın kelimesinin de altını çiziyorum, hiç kimse kızmasın sayın dediğim için. Ben devlet adamıyım, yargının en üstündeki kişiyim, mahalle kavgası yapmıyorum ben. Bir iki cümleyle serzeniş diyelim buna. Sayın Başbakan ile çok ciddi bir çalışma toplantısı yaptık 1,5 saat. Sayın Başbakan’ın yaklaşımını doğru buldum ve bu sorunun çözüm noktasında iyi niyetli olduğunu düşünüyorum. Ben kimseyle koalisyon ortaklığına girmiyorum. Bir sorunu çözmek için öneri götürüyorum. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı karşılık olarak şurasını şöyle mi yapsak diyor. Bundan iyi niyetli bir çabanın içine girildiği görülüyor.

    ŞİKE DAVASI

    Köksal Bayraktar, Yargıtay bizim davalarımızla ilgili kararı vermesin, yeni yapılacak düzenlemeyi beklesin diyor. Kararı vermezse iş daha kolaylaşır. Dosyaların gelmesi, gitmesi sıkıntı doğrurur. Köksal hoca burada doğru bir şey söylüyor ve destekliyorum kendisini. Sayın Başbakan’ın düşüncesi ortada. sayın Adalet Bakanı’nın düşüncesi ortada. Ben Başbakan’ı samimi buldum. Çözmek istediği gibi bir düşünce var.

    CHP İLE PERŞEMBE GÜNÜ GÖRÜŞECEĞİZ

    Önerilerimizi perşembe gününe randevu aldık. Ben olumlu bakacaklarını düşünüyorum. MHP’ya başta yanlış anlatılmıştı. Sayın Bahçeli’nin eksik bilgilendirildiğini düşünüyorum. MHP’ye de perşembe günü gideceğiz. Fakat bu kadar yapıcı öneriler getirene, çok ağır kelimelerle konuştuğu bir beyanat verdi. Keşke biz gittikten sonra bu beyanatı verseydi. Meclis’te kendi içlerinde birbirlerine istedikleri hakereti yapıyorlar ona bir şey diyemem ama ben Türkye Barolar Birliği Başkanıyım, dışarıya yapmasınlar. Bu çıkışlar öyle sanıyorum ki millet tarafından siyaseten hoş karşılanmaz.

    Okunma Sayısı ; 714

    TBB Başkanı Feyzioğlu ’17 Aralık’ı Teke Tek’te yorumladı Benzer Yazılar

    Habur’da gece tatbikatı! Zırhlı araçlar hızlı manevra ile geçiş yaptı Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Irak sınırındaki Şırnak’ın
    Adil Öksüz’ün serbest bırakılmasına ilişkin davada itiraf geldi Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) sözde “Hava Kuvvetleri
    İstanbul Ülkü Ocakları Başkan Yardımcısı’ndan Kalaşnikof’lu Paylaşım İstanbul Ülkü Ocakları İl Başkan Yardımcısı Deniz
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Torunu Canan Aybüke İçin Alışveriş Yaptı Cumhurbaşkanı, altıncı ve en küçük torunu Canan Aybüke için kıyafet
    TSK, Asker Üniformalarındaki Göktürkçe “Türk” Yazısını ve Bozkurt Armalarını Yasakladı Türk Silahlı Kuvvetleri, HDP’nin

    Toplam 0 Yorum Yapılmış

    Alttaki formu doldurup yorumunuzu ekleyebilirsiniz




    TBB Başkanı Feyzioğlu ’17 Aralık’ı Teke Tek’te yorumladı Etiketler