Burc yorumlari

  • koç burçu
  • boğa burcu
  • ikizler burcu
  • yengeç burcu
  • aslan burcu
  • başak burcu
  • terazi burcu
  • akrep burcu
  • yay burcu
  • oğlak burcu
  • kova burcu
  • balik burcu
  • KİLİSİ DÜŞÜNORUM

    Gözlerimi yummuş Kilis’i yaşorum…
    Küle küle kar yağor,
    Evimizin damı şıp şıp akor
    Babam , süllümden çıkıp loğ loğlor,
    Ben, elimde tokaç suyuğu tokaçlorum.

    Güneş açor…
    Karlar, bulgur bulgur olor.
    Leğen dolusu karsambaç yapor,
    Tandırın başında yiyoruk,

    Nenem, kaşık kaşık atıştıror:
    “Dişlerim uyuştu” dor.
    Dişlerinin dakma olduğunu unutor,
    Biz “Leh leh” güloruk.

    Bahar olor…
    Komşu avratlardan santrala gidoruk,
    Anam , ağama kız bakor;
    Kimseleri beğenmor.
    Karma-katma yaporuk,
    Kavurga yiyoruk.
    Gözlerimi yummuş Kilis’i yaşorum…

    Kavunlar olor,
    Köylerden şilif dolusu kavunlar gelor.
    Çevirip kıçını kokloruk,
    Tüyleri burnumuza bator:
    Hapşıroruk.

    Ağamla Zeynebi nişanloruk,
    Ağpınara yün yumaya gidoruk,
    Anam, acirden balcan dolması bişiror Yoldan geçen Acalılar’a da veroruk,
    Due aloruk.

    Mıkımı yünleri tokaçloruk,
    Hem yün yuyor hem seybana edoruk
    Tumanımız yaşaror:
    Aldırmoruk

    Şıh Mehemede adağa gidoruk,
    Konu komşuyu da götüroruk.
    Davar kesoruk:
    Öğlene yoğurtlu küfte yaporuk,
    Bol bol yiyip , su içoruk.
    Sido dezzeyi böğcük ısıror,
    Korkoruk.
    Akşama kelle bişiror, mumbar dolduroruk
    Afiyetle yiyoruk,
    At arabasına binip,
    Ayaklarımızı salloruk,
    Eve dönoruk.

    Ebenin sinemasında gavur filmi oynor,
    Ona getmoruk.
    Özyurt sinemasına gidoruk,
    Özcan Tekgül’ün “Çadır Gülü” gelmiş,
    Hor hop hazırlanoruk.

    Boz eşşeğe binor bağa gidoruk,
    Üzüm kesip heyir toploruk ,
    Heyirleri çördüğün üstüne seroruk.
    Sepetleri hurca koyoruk,
    Tutlu kuyudan su içor
    Elhamdilullah doruk.
    At arabasından sergiye gidoruk,
    Fe’eller çalışor , biz densizlik edoruk
    Şammıtları duza basıp yiyoruk,
    Şıttıf toploruk.
    Yan tarladan acir çaloruk ,

    Aç karnına yiyip cırcır oloruk.
    Geceleri mıraharal oynoruk
    Kenneler dolusu su içoruk
    DUz ölbesine çarpıp duzu dökoruk.
    Anam “Kırtçala sizi” dor.
    Korkumuzdan uyur kimi yaporuk.

    Mavış deze mevlit okudor,
    Anamdan ikimiz gidoruk.
    Ben bayramlık zubunumu geyorum,
    Anam ağ dolağını dolor
    Mevlit okunor, biz ağloruk
    Şerbet verilor , içoruk
    Ölüler ruhuna fetihe okoruk.

    Birgün kapı çalınor,
    Birkaç avrat görücü gelor.
    Bacım kehve bişiror,
    Yüzünü mangala tutor:
    Yanakları kızaror.
    Etli canlı görünsün diye,
    Üst üste zubun geyor,
    Görücülerin yüzü gülor.

    Mehemedin yüzünde çıban çıkor,
    Anam , tavuk boku çalor,
    Yara azor.
    Hesen Kamil’e götüroruk
    Doktur yüzümüze tüküror.

    Bilet kırk kuruş olmuş deyi söylenoruk.
    Sinema fırın kimi:
    Şıpır şıpır terloruk.
    Ayran içoruk,haytalya yiyoruk,
    Yüreğimiz serinlor.
    Özcan Tekgül dans edor,

    “Allahından ıstıfıl ol” doruk,
    Biz utanoruk.

    Düğün edoruk,
    Kör Elif çalor , biz oynoruk.
    Cilleye çıkoruk.
    Zılgıtlar arşı alayı alor,
    Gülor , eylenoruk.
    Kına yakıp ağıtlar söyloruk.
    Kız Ahsen erkekleri coşturor,
    Kız Feyzi ataş dansı yapor.
    Yoh yohlar birbirine karışor,
    Zeynep’le Mehemed yorgun argın
    Gerdeğe giror..

    Aronun oğlu dellal çağıror,
    Arasa Çarşısı’na kar yağdı , dor.
    Babam deve eti almaya gidor,
    Anam hazırlığa başlor;
    Et küftesi yaporuk,
    Birezini Aytencici Remzi Ek’e gönderoruk
    Eyle güzel olor ki ,
    Barmaklarımızı da yiyoruk.
    Allah’a due edoruk.

    Çok uzun yıllar geçor,
    Böyoruk , yaşlanoruk.
    Birgün dönüp gelorum,
    Bakorum Kilis il olmuş,
    Her bir şey değişmiş,
    Üzülorum; sevinorum.
    Mert insanlarını görorum,
    Gurur duyorum.
    Herşeye rağmen Gözlerimi yumor,
    Eski Kilis’i yaşorum.

    Mehmet KARADAŞ

    KİLİS DESTANI

    Kilis’imin bağlan
    Kekik kokar dağlan,
    Kültürü aydınları
    Aydınlatır çağları.

    Baharında kışında,
    Toprağında taşında,
    Sihirli bir güzellik var,
    Karataş’ ın başında.

    Sevdası gönlümdedir,
    Hayali gözümdedir,
    Tarihten ses getiren
    Büyü camilerdedir.

    İnsanları cömerttir,
    Hem de Efece merttir.
    İkramda ve sevgide,
    iller içinde tektir.

    Akşam güneş batarken,
    Gün uykuya yatarken
    Kilis bir başkalaşır
    O demleri yaşarken.

    Yemyeşil ovasından
    Zeytinler arasından,
    Anılar canlanıyor
    Yılların arkasından.

    Prof. Dr. Alaeddin YAVAŞÇA

    KİLİS’E DOĞRU

    Yeter bu husterlik gönlüme yeter,
    Kalk hele gidelim Kilis’e doğru,
    Oruk, kübülmişse burnumda tüter,
    Kalk hele gidelim Kilis’e doğru.

    Beşenli, Akpınar, Zoppuna gidek,
    Gazel depeleyip bir alem edek,
    Söz henek olurmuş, olursa nedek,
    Kalk hele gidelim Kilis’e doğru.

    Leylid’in çemine uzanıp, yatak,
    Karataş’a çıkıp ovaya bakak,
    Eş, dostla buluşup birkaç tek atak,
    Kalk hele gidelim Kilis’e doğru.

    Üzümler derilmiş pekmez oluyor,
    Nuskasız, kesmesiz benzim soluyor,
    Sucuk çangallardan yüze gülüyor,
    Kalk hele gidelim Kilis’e doğru.

    Teze zahter, teze zeytle hoş olur,
    Kıymalı küfteye şerbet eş olur,
    Müceddere dişe göre aş olur,
    Kalk hele gidelim Kilis’e doğru.

    Esenoğlu özlem kokar sözünde,
    Anılar canlanmış belli gözünde,
    Kilis sende, sen Kilis’in özünde,
    Kalk gidelim Kilis’e doğru.

    Kadir ESENOĞLU

    Ale âle, dost dost evlendi oğlan.
    Sözü haneği hep, tatlı Kilis’im.
    Döymede miderde, şeyle bir fırlan,
    Özü sözü tatlı, güzel Kilis’im.

    Ortaya bir tıro bıraktı Şaho
    Tutturdu gidor, kez, onunda Maho,
    Döyordu oğlano dün gene Küfo.
    Özü sözü tatlı, güzel Kilis’im.

    Süyüğe süllümü kurutupta asmış,
    Alleklik ettiği bir sahen Aş-mış,
    Seydo’nun işleri, başından aşmış,
    Özü sözü tatlı, güzel Kilis’im.

    Su durmaz kadüs-ün dibinde kırık
    Bekmez yere akor, katremiz yarık
    Matrak konun başında sarık.
    Dehlizin ağzında belleâ damış.

    Özü sözü tatlı, güzel Kilis’im.
    Ayuş-e atılan, kocaman damış,
    Get eve otur kez maskara kesmiş.
    Özü sözü tatlı, güzel Kilis’im.

    Teşti leyeni’de havışa yığdık,
    Açılmadı kapı, mandalı kırdık.
    Kahke bezinede karaltı sardık.
    Özü sözü tatlı, güzel Kilis’im.

    Time-nin evinde dört cara zeyil.
    Nol’du da gelmedi bizim bu Seyit.
    Kelo giden katkı dün çifte meyit!
    Özü sözü tatlı, güzel Kilis’im.

    Kilis’in üst yanı, bağlık bahçalık,
    Kalmadı ayakta bak herif çarık.
    Hayirler olmamış, daha hep kerik
    Özü sözü tatlı, güzel Kilis’im

    Doğan AKKOR

    Okunma Sayısı ; 523

    KİLİSİ DÜŞÜNORUM Benzer Yazılar

    gözlerin yollarda mı kaldı? çok mu bekledin beni? senin için derledim gönül bahçemin en güzel güllerini. şu beyaz güller anneciğim geride
    Anne Sızlayan Türkçem Kahır mektubum. Kollarında şefkat denizi Sar beni anne Özlemin içimde derinleşen vadi Her “anne” sözü bıçak kesiği Gurbet
    Annem yok artık. Beni düşünen kalbi yok, bitti. Umutsuz olmak istemiyorum. Umutsuzluğun bir çıkar yol olmadığını biliyorum. Annem yok artık,
    Ak saçlı başını alıp eline, Kara hülyalara dal anneciğim! O titrek kalbini bahtın yeline, Bir ince tüy gibi sal anneciğim! Sanma bir gün geçer
    —Anneme ve bütün annelere— Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Kaç geceler bana ninni söylerdi Hasta olunca oydu başucumda bekleyen Biraz yorulmayayım,

    Toplam 0 Yorum Yapılmış

    Alttaki formu doldurup yorumunuzu ekleyebilirsiniz




    KİLİSİ DÜŞÜNORUM Etiketler