Burc yorumlari

  • koç burçu
  • boğa burcu
  • ikizler burcu
  • yengeç burcu
  • aslan burcu
  • başak burcu
  • terazi burcu
  • akrep burcu
  • yay burcu
  • oğlak burcu
  • kova burcu
  • balik burcu
  • Kemal Derviş’ten Korkutan Türkiye Analizi

    Kemal Derviş'ten Korkutan Türkiye Analizi

    Kemal Derviş’ten Korkutan Türkiye Analizi

    Brookings Başkan Yardımcısı Kemal Derviş, Türkiye’de 2001 krizi sonrası edinilen kazanımların geri verilmeye başladığını söyledi.

    Brookings Başkan Yardımcısı Kemal Derviş, Türkiye dahil gelişmekte olan ülke para birimi düşüşlerinin sona ermediğini iddia edip buna “mini kusursuz fırtına” diyen “Kahin” lakaplı Ekonomist Nouriel Roubini’ye karşı çıktı.

    Bununla birlikte, Türkiye’de siyasetin ekonomiye aşırı derecede müdahale etmeye başladığını belirten Derviş, 2001 krizi sonrası edinilen kazanımların geri verilmeye başladığını dile getirdi.

    “KUSURSUZ FIRTINA DEĞİL”

    Derviş, “Yaşadığımız Roubini tarzı bir kusursuz fırtına değil. Roubini pek çok fırtına tahmininde bulundu, bunların bazıları gerçekleşti, bazıları gerçekleşmedi. İki sorunumuz var: Biri ABD’deki sıkılaşma, genel yükselen piyasa politikaları ve sıradışı bir gerilim, bakanların istifa ettikleri sıradışı karışık siyasi iç durum. Büyük bir tartışma var. Hukuk sistemine güven derinden sarsıldı ve elbette bu soruna büyük katkı yapıyor” dedi.

    DR. KASVET’E YANIT

    Derviş Al-Monitor gazetesinin sorularını yanıtladı. Kemal Derviş “Dr.Kasvet” lakaplı Nobel Ödüllü Paul Krugman’ın New York Times’ta dile getirdiği, “Türkiye’nin başı cidden dertte. Ve çok daha büyük bir oyuncu olan Çin de çalkantılı görünüyor. Ancak bu sorunları daha da korkutucu hale getiren şey, Batı’daki ekonomilerin temelinde yatan ve gerçekten kötü politikalarla daha da artan zayıflık” sözleriyle ilgili görüşünün sorulması üzerine şöyle dedi:

    “TÜRKİYE’DEKİ KRİZ SİYASİ”

    “Krugman’a hayranım ve genellikle onunla mutabıkım ancak Krugman’ın dediği gibi Türkiye’de kriz olması için hemen hemen her şey olduğunu sanmıyorum. Krugman Türkiye’yi seçti çünkü ülke haberlerdeydi, ama Türkiye’deki durumu ayrıntılı şekilde analiz etmediğinden kesinlikle eminim. Sanıyorum Türkiye’deki kriz temelde siyasi. Derinden bölünmüş bir ülkeye baktığınızda, maalesef böyle görünüyor, siyasi dilin çok sert hale gelmesiyle güven sendeliyor. Diğer vurgulamak istediğim nokta makroekonomik politikalar, fakat bir ülkenin ekonomik performansının diğer önemli kısmının kurumlara, düzenlemeye ve Merkez Bankası, bankacılık denetleme, enerji, Telekom gözetimi ve elbette kamu ihaleleri gibi ekonomik düzenleme kurumlarının ehil ve siyasi olarak Partizan olmayan bir sisteme bağlı olması.”

    TÜRKİYE 14 YIL ÖNCESİNE DÖNÜYOR

    Türkiye’nin 2000’lerin başında ve 2001-2002 reformları ve sonrasıyla gerçekleştirdiği en büyük başarılarından birinin günden güne Partizan politikanın ekonomi işleyişinden çıkarılması olduğunu belirten Derviş, “Elbette siyaset ana politikaya yön verir, ülkenin stratejik yönünü belirler ve bu tümüyle meşrudur. Ancak siyaset günlük piyasa mekanizmalarına, kredi ve banka kararlarına, ihale kararlarına bu tip şeylere karışmaz. Ne yazık ki, bu yavaş yavaş ve sonra hızlı bir şekilde yeniden değişti ve Türkiye’de piyasaların çalışmasıyla piyasa ekonomisi ve siyasi sistem ve siyasi aktörler arasındaki arasındaki mesafe yine küçüldü, çok yakın hale geldi ve bu son derece sağlıksız ve saati Türkiye’nin 14, 13, 12 yıl önce yaptığı ve bir süre devam ettiği reformlara geri döndürmek gibi bir şey.”

    “MERKEZ’İN BAĞIMSIZ ALGISI SARSILDI”

    Derviş, “Bu tür bir çevre Merkez Bankası’nın bağımsızlığı sorusunu gündeme getirdi mi?” sorusuna “Evet ne oluyor bilmiyorum, kapalı kapılar ardındaki tartışma konusunda bir şey söyleyemem fakat Merkez Bankası’nın bağımsızlığı algısı sarsıldı” diye yanıt verdi.

    İktidarın ekonomi konusundaki b, c planları konusundaki görüşü sorulan Derviş, kriz anında yürürlüğe konulan politikaların çok etkin olmadığını belirtti. Derviş, “Yasal düzenlemelerde fazla değişiklik yaparsanız, mahkemelerde, bakanlıklarda, ülkede böyle yüksek bir gerilim olduğunda, siyasi liderlerin birbirlerine kullandıkları dil böyle aşırı sert olursa Merkez Bankası buna karşı çok az şey yapabilir. Bunu düzeltmesi için Merkez Bankası’na başvurmak adaletsizlik” dedi.

    “İZMİR FOTOĞRAFI UMUT VERİCİ”

    İzmirli belediye başkan adaylarının verdikleri son beraberlik fotoğrafını umut verici bulduğunu kaydeden Derviş, gerçek sorunun Merkez Bankası’nın ayarlamalarından çok Türk toplumunun daha centilmence ve yapıcı bir siyasi rekabeti kurması olduğunu bildirdi.

    Bu siyasi gerilimi önceden görüp faiz oranlarını önceden tedrici olarak artırmanın daha iyi olabileceğine değinen Derviş, seçimlerin korkudan uzak, açık ve güvenli bir ortamda gerçekleşmesinin dünyaya Türkiye’de demokrasinin işlediği mesajını vereceğini kaydetti. Kemal Derviş, “Sanırım biraz yenilenme olacak. Tamamen ne olacağını bilmiyorum ama sanırım kentlerde yeni insanlar ortaya çıkacak çünkü bunlar yerel seçimler. Ne kadar olacağını bilmiyorum ancak CHP ve Türk sosyal demokrat hareketin buradan güçlenerek çıkacağına kişisel olarak inanıyorum. Nasıl olacağını bilmiyorum fakat sanırım Türkiye’nin imajı ve ekonomi için iyi olacak” diye konuştu.

    Derviş Türkiye’nin ekonomik geleceği için iyimser olup olmadığına ilişkin soruya ise “Evet iyimser kalabileceğimi düşünüyorum. Siyasi istemi istikrarlı götürebilirsek ve bir yenilenme olursa Türkiye belki yüzde 5 cari işlemler açığıyla kolayca yıllık yüzde 6 büyüyebilecek ve elbette çok daha spekülatif kısa vadeli sermaye için zorlanmadan, ihtiyaç duyduğu uzun vadeli yatırımı çekebilecek bir ülke” yanıtını verdi.

    GENEL DEĞERLENDİRME

    Kemal Derviş her şeyden önce Türkiye’nin şu anda çok ciddi bir ekonomik ve finansal kriz içinde bulunduğunu sanmadığını, sosyal ve siyasi bir çalkantı yaşandığı düşüncesinde olduğunu bildirdi. Ekonominin Türkiye’ye geldiği 2001’deki gibi olmadığını, birçok faktörün değiştiğini, kamu borcunun GSYİH’ya oranının çok düştüğünü, banka sermayelerinin yükseldiğini belirtti.

    Ekonomik durumun zorlu ve meydan okuyucu olduğunu da kaydeden Derviş bunun kısmen uluslararası faktörlerden kaynaklandığını bildirdi. Kemal Derviş şöyle devam etti:

    “Yükselen piyasalar finansal varlıklarına karşı genel bir iştah kaybı var -kısmen FED’in varlık alımını azaltma politikasıyla bağlantılı- ancak sanırım bu gibi başka dalgalar varken abartılmış olabilir. Kısa vadeli finansal sermayeye ihtiyaç duyan ya da aynı şey, çok büyük cari işlemler açığı olup uzun vadeli akışlarla finanse etmeyen ülkeler elbette bu gibi durumlarda en kırılgan oluyor. Maalesef Türkiye bu ülkelerden biri ve bu nedenle kırılgan.”

    Büyüme ve cari işlemler açığının birlikte artıp sürdürülemez düzeye gelmesinin, Türkiye’de uzun yıllar devam eden yapısal bir sorun olduğunu belirten Derviş, “Birkaç yıl önce yüzde 10’a çıktı. Politika onu kontrol etti, fakat o zaman da büyüme oranı düşüktü. Ve yüzde 3-4 büyümeyle olsa da cari işlemler açığı yüzde 10 değil, çok yüksek şekilde yüzde 6-7. Yani Türkiye’nin cari işlemler sorunu var ve dış sermayeye çok fazla ihtiyaç duyuyor, kafi iç tasarrufu yok” dedi

    Okunma Sayısı ; 428

    Kemal Derviş’ten Korkutan Türkiye Analizi Benzer Yazılar

    Zamlı maaşlar o tarihte ödenecek Emekliler ve memurların zam oranlarının belli olmasının, hesapların yapılmasının ardından, sıra ödemelere
    Köy köy gezerek tatlı satıyor Bitlis’in Güroymak ilçesinde yaşayan Vedat Kandemir Wholesale Jerseys isimli genç, ilçeden aldığı tatlıları
    Müezzinoğlu: Emeklimize adam gibi maaş ödeyelim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Mesela yaşa takılanlara biz
    Cepteki Bozuk Paralar 2 Milyar Liraya Dayandı 2016 yılında tedavüle sokulan 350 milyon madeni parayla beraber Türk halkının cebindeki bozukluklarının
    ÖTV Muafiyeti En Çok Taksicileri Sevindirecek Başbakan’ın ÖTV muafiyeti müjdesi, yaklaşık 1 milyon 200 bin ticari aracı ilgilendiriyor.

    Toplam 0 Yorum Yapılmış

    Alttaki formu doldurup yorumunuzu ekleyebilirsiniz




    Kemal Derviş’ten Korkutan Türkiye Analizi Etiketler